Marka Yazıları

17Mar 2017

Marka Birleşmesi Marka birleşmesi pazarlardaki ölçek ekonomisi gerçeğiyle paralel olarak artacak gibi görünüyor. Büyükler pek çok noktada avantajlılar ve bu avantajlarını kullanarak daha çok avantaj elde ediyor ve daha da büyüyorlar ve sonra bu avantajı kullanarak… Geçtiğimiz günlerde bir müşteri adayında, iki markanın birleşmesine ilişkin çözülmesi gereken bir vakayla karşılaştık. Mevcut markaların her ikisi de […]

27Eki 2016

Goodjob ve Iran Brand Makers Anlaşma İmzalandı İran pazarı, son dönemin en gözde pazarlarından. Goodjob, İran’ın en önemli marka ajanslarından Iran Brand Makers ile iş birliği anlaşması imzaladı. Yapılan anlaşma çerçevesinde hem Türk markalarının İran pazarı içinde, pazarlama ve iletişim faaliyetlerinin verimli bir şekilde yönetilmesi hem de İranlı markalara Goodjob tarafından marka danışmanlığı hizmeti verilmesi […]

25Oca 2016

  Marka ismi oluşturma konusunda gerçeklerin yanında efsaneler de konuşuluyor. Konuya kendi yaklaşımımızı dile getirmek için bu hurafelere yer vermek istedik. Marka isminin nasıl şekillenmesi gerektiğine ilişkin pek çok fikir var. Herkesin bildiği bir doğru var. Kimisi ismin içinde geçen bir “O” harfine takılmış durumda, kimisi anlamına kimisi ise uzunluğuna. Oysa pazarlamanın pek çok alanında […]

31Eki 2015

“Üniversite markası yaratmak diğer ticari markalardan farklıdır. Üniversiteler bir müşteriden çok bir paydaş elde etmeye çalışır. Sattığınız şey bir vaatten ibarettir ve ona inanacak paydaşlar ararsınız.” Önceden devlet tarafından sunulan sosyal hizmetlerin özel kurum ve kuruluşlara geçmesi, yani Atatürk’ün “Devletçilik” ilkesinin zamanla kapitalizme teslim olması, rekabet ortamını gerçek kılıyor ve bu nedenle de ayrışmanın önemi […]

12Eyl 2015

Marka isimlendirme süreci sırasında izlenmesi gereken ideal adımlar şu şekilde olmalıdır. Marka adı ya da firma adı belirlerken, bu sürecin her basamağı titizlikle ele alınmalıdır. 1. Stratejik Çalışma: Markanın sahip olduğu değerlere ilişkin stratejik bir çalışmayla işe başlanır. Marka kime hitap edecek? Nasıl bir hedef kitle için yaratılacak? Bu hedef kitlenin temel özellikleri nelerdir? 2. […]

12Eyl 2015

İnsanların beş duyu organından göz, algılama işinin çoğunu üstlenmiş durumda. İnsanların algılamalarının çoğu görsel olarak gerçekleştiği için markalar dünyası da görsel açıdan çok zengin. Öte yandan bu zenginlik zamanla markaların birbirinden ayrışmasını engeller hale geldiği için markalar yeni yöntemlerle tüketicilerin zihnine girmeye çalışıyorlar. Artık bir rengi sahiplenmek pek kolay değil. Onlarca farklı kategoriden yüzlerce marka aynı rengi kullanabilir. Koku ise daha bilinçaltı çalışan bir marka parçası ve iletişim anında insanı farkında olmadan yakalar. Tıpkı eski sevgilinizin bilinçaltına işlemiş kokusu gibi.

07Eyl 2015

Marka adı ve uzunluk Marka isimlendirmeye ilişkin yazılan pek çok makalede “marka adı kısa olmalı” gibi gibi yanlış bir yönlendirme mevcut. Marka adı neden kısa olmalı? Bunun rasyoneli nedir? Kime göre kısa olmalı? Venezuellı bir artis olan Fernando Enrique Carrillo Roselli için kısa isim farklıdır, ülkenin %50’sinin soyadının 4 harften kısa olduğu Güney Kore’li biri […]

04Tem 2015

Marka ismi bulma meselesi çok mühim. Doğru ele almak gerekiyor. Samsun Çarşamba Havalimanı’nda 2011 yılında tanışmıştım Tozlu Giyimle. Bölgenin yerel bir giyim markası. Elbette ki konumuz bu markanın ismi. Kötü bir ismin para kazanmaya engel olmadığını ancak işi zorlaştırdığını düşünüyorum. Ne kadar etkilediğini de düşünelim istiyorum. Malum. Pazarlamada sürekli birileri kurallar koymaya çalışır birileri de […]

10Haz 2015
Reklamda Bağlam ve Gösterge

TDK “bağlam” kelimesinin anlamını şu şekilde açıklamış: Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst.[1] Yani bağlam kelimesini kullanıyorsak bir “bağlantı” meselesi vardır. Bir başka açıklamada ise kelime daha iyi özetlenmiş. Bir göstergenin öteki öğelerle birlikte ve onlarla birleşerek bütünleşerek onların da yardımıyla bir kavramı yansıtmasıdır. Göstergelerin bağlı bulunduğu tüm öğelerin oluşturduğu bütüne verilen […]

22Şub 2015

Nedenini bilmeden yapıp durduğumuz şeyler var hayatımızda. Hatta hayatımız bunlarla dolu desek yeridir. Tokalaşırız mesela, nedendir bilmeyiz. Öyledir çünkü. Biz doğduğumuzda öyleydi. Bizim yaşamımızda da öyle. Popolarımızı tokuşturmuyoruz iyi ki her karşılaşmada. Ama o da olabilirdi. Atalarımıza şükredelim. İnsan vücudu her şeyi otomasyon sistemiyle yürütmek ister. Beyin tembeldir, mümkün olduğunca düşünmemeye çalışır (Omurilik soğanı mükemmel […]

06Ara 2014

Jenerik marka olmak, eğer o gücü koruyabilecek niteliklere sahip olursanız müthiş bir şeydir. Eğer kendinizi zamanın gerekliliklerine hazırlamaz, rakiplerinizden geri kalırsanız marka farkınızın ortadan kaybolması demektir. Bu durumda ise sizin adınızı kullanarak başkaları satış yapar. Çünkü artık adınız bir vaat taşımaz ve bir “mal” olmuş olur. Bu noktadan sonra adınızın küçük harfle yazılması bir yazım […]

21Kas 2014

ikonlar yasakları nasıl deler? bir renk, bir sembol ya da bir kaç basit çizginin nasıl böyle bir gücü olabilir?  Bir yumurtayı gördüğümüz zaman onun bir yumurta olduğunu nasıl anlarız? Ya da bir limonu? Peki bir mağaza tabelasında sol anahtarı gördüğümüzde orasının müzik aletleri satan ya da en azından müzikle ilgili bir mağaza olduğunu nereden çıkarırız? […]

30Eyl 2014

Marka ismi “iyi” ya da “kötü” olarak değil “doğru” ya da “yanlış” olarak ifade edilmelidir. Çünkü marka ismi işletmenin en önemli yatırım kalemidir. Ve bu yatırımın doğru bir şekilde yapılması çok önemlidir. Fabrikada üretim için alınan CNC makine ne kadar teknik analiz ve değerlendirme ile alınıyorsa marka ismi de o kadar teknik bir şekilde oluşturulmalıdır. […]

28Haz 2014

Marka ismi arıyorsanız bizimle iletişime geçin. Ya da daha çok bilgi alın. Aylar öncesinden başlar bir telaş. Cinsiyet belli olmadan daha. Tıpkı saatli maarif takviminin arkasında yazdığı gibi. Erkek olursa Serhan, kız olursa Seher. Amcamın çocuklarının hepsinin adı “S” ile başlar. Kimisi de kendi içinde bir uyum yaratır: Mustafa, Kemal ve Ata. Yağmur ve Toprak. […]

22May 2014
İkonları Yasaklar Deler

Selamlar, Bir yere gideceğim zaman, özellikle de yaz zamanı Pegasus biletlerine bakan herkes gibi ben de aynı şeyi söylüyorum. “İyi de Pegasus, ucuzum diyorsun ucuz değilsin ki?” Havacılık sektöründe fiyatlandırma doluluk oranına göre yapılıyor bildiğiniz gibi. Yani uçak doldukça fiyat artıyor. Bazı dönemlerde de fiyatlar hep yüksek. Arz-talep meselesi… Bunun eleştirilecek bir tarafı yok. Bayramda […]

01Eyl 2013

Pazarlama, izafiyet kavramının insanların ne istediğini bilmesini sağlamak için yoğun bir şekilde ve en somut haliyle kullanıldığı alandır. Markalar ürünlerinin ve hizmetlerinin vaadini anlatan reklamlarında ve tüketiciyle olan iletişimlerinin her kanalında bunu çokça işler. İnsanların kıyaslama yoluyla, yani başka bir şeyle bağlam kurulduğu anda (Başka bir şey dayanak gösterildiğinde) daha çabuk kavradığı ve daha hızlı karar verdiği söylenebilir. Bu, kategori yeni oluşmaya başladığında kategorinin hangi boşluğu doldurduğunu ve hangi ihtiyaca karşılık geldiğini anlatmak için kullanılır. Yumurtaya uygulanan diş macunu örneğini hatırlayalım. Bu örnekte yumurtanın bir kısmı diş macunuyla fırçalanır ve sirkeli suyun içinde bekletilir. Sonuç olarak İpana’yla fırçalanan kısım fırçalanmayan kısma göre sağlam kalır. Burada kullanılan sirkeye koyma yöntemi insanların zihinlerini görelilik kuramı içinde çalıştırmayı sağlamaktadır ve bir dayanak noktası yaratmaktadır.

01Eyl 2013

İnsanların korkuları vardır. Her zaman ve çok şeye dair. Sahip olduklarını kaybetmekten korkar insan. Sağlığını, varlığını, sevdiklerini, sevdiklerinin sağlığını, mutluluğunu, huzurunu, patronunun güvenini ve daha nicelerini…

Pazarlama insanların zaaflarından faydalanır. Bunu etik bulmayabilirsiniz ama pazarlamada işler böyle yürür. Birinin sömürülmeye değer güçlü bir duygusu varsa mutlaka sömürülür. Korku pazarlaması da kişileri korkutarak satın alma tercihi yaratan bir yöntemdir.

Korku pazarlamasında başarılı olmak için dört temel adım vardır:

Kişiye korkacağı, korkması gereken şeyi göster. Onun ne ölçüde zararlı olduğunu anlat.
Kişiye onun kendisinin başına gelme olasılığı olduğunu göster, hissettir.
Zararın boyutunu göster.
Kişiye korku unsurunu nasıl alt ettiğini göster. Kahramanlık hikayeni anlat.

28Oca 2013

Kadınlarsa erkeklerin avlanmaya gittiği o dönemlerde pek çok faktörle baş etmek zorundaydı. Yiyecek toplama, ısınmak için odun toplama, çocukları besleme, yemek pişirme, komşularla ilişkilerin iyi yürütülmesini sağlama ve yuvayı her türlü tehlikeye karşı koruma görevleri kadına aitti. Kadın, süreci iyi yönetmek ve çok sayıda işle aynı anda ilgilenmek zorundaydı. Bu, kadının fiziki ve psikolojik yapısından kaynaklanıyor. Bu günün kadını ise yine benzer eğilimlere sahip. Bir kadın başka bir arkadaşıyla konuşurken aynı anda size kulak kabartabilir, telefonundan bir mesaj cevaplayabilir ve yarın ne giyeceğini düşünebilir.

01Eki 2012

Güçlü bir marka yaratmak belirli bir tüketici gurubunun duygusal ya da fiziksel bir takım ihtiyaçlarını karşılamakla ve bu stratejiyi sabırla devam ettirmekle mümkün olur. Bu haliyle modadaki değişimleri iyi yorumlamak ve değişimin ölçeğini iyi tutturmak gerekir. Markamızın hitap ettiği kitlenin zaman içerisinde yaşadığı değişime ayak uydurmak gerekir. Buraya kadar her şey normal. Ancak bu değişimler markaya zarar verecek derecede olmamalıdır. Markanın savunduğu bazı değerler ve vaat ettiği şeyler vardır. Sezonsal hareketlilikten pay kapmak uğruna sahip olduğu değerlere zarar veren markalar bunun bedelini diğer sezonlarda ödemeye mahkumdurlar.

30May 2012

Pegasus ilk çıktığı zamanlarda akıllıca bir davranışta bulunarak, ondan da önce cesaret ederek Sabiha Gökçen Hava Limanı’nı seçti. Ali Sabancı’nın dediğine göre o zamanlar kimse pek akıl sır erdirememiş bu karara. “Sabiha Gökçen’den ilk zamanlarda bi kuşlar bi de Pegasus uçuyordu.” demişti 🙂 O zaman bunun hem maddi hem de manevi gerekçeleri vardı. Low-cost airline olduğu için havaalanı harcı daha az veriyordu, daha az işletme maliyetleri vardı, etrafta Pegasus Ekopark inşa edecek alan vardı. Öte yandan THY’nin uçtuğu yerden değil tam karşısından uçuyordu ve bu da ona iletişim fırsatı veriyordu.

15Nis 2012

Her şey o kadar çok popülaritenin maşası ve malzemesi oluyor ki bazen neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamıyorum. Popülarite herkese eşit davranmıyor ne yazık ki. İyi kitaplar değil popüler kitaplar çok satıyor. İyi şarkıcılar değil popüler şarkıcılar çok kazanıyor. Onlarla aynı kalitede pek çok adam popüler adamların kazandıklarının %10′unun kazanmıyor. Pozitif anlamda popüler olan şeyler için de bu geçerli negatif anlamda popüler olan şeyler için de. Hele ki hayatımıza internet ve sosyal medya gibi iletişimi zaman ve mekandan kurtaran, herkesin eline mikrofon veren aletler çıktıktan sonra işin cılkı çıktı. Ne yazık ki pozitif şeylerin yayılım gücü negatif şeyler kadar güçlü değil. Gazeteler ve haberler bu yüzden hep cinayet, tecavüz, hırsızlık vs haberlerle dolu. Pozitif şeyleri okumuyoruz arkadaş! Gazeteleri, haberleri suçlamasın kimse.

01Şub 2012
Lider Marka Stratejisi

Ben liderim demekle lider marka olunmaz. Lider markanın kim olduğuna tüketici karar verir. Bilgisayar dünyasında IBM, Türkiye GSM sektöründe Turkcell, süt sektöründe Sütaş lider markadır. Bunun aksini kendileri de rakipleri de iddia edemez. Lider marka liderliğini belirli aralıklarla ilan eder. Mesela Turkcell “34 miyon Turkcellli” ifadesini kullanır. Turkcell’i ilk olması, pek çok yeniliği ilk yapması ve abone sayısının en çok olmasından ötürü herkes lider kabul ettiğinden lider kıyafeti Turkcell’in üzerine tam oturur. Vodafone için “13 milyon Vodafonelu” ifadesini kullanmak ise çok saçmadır. O da liderin açığını kollar ve saldırır.

23Eki 2011

Pazarlama bazı dönemlerden geçti. Dönem dönem ela alıp, akıllı telefon olayına geri dönelim:
1. Dönem (Bildiğiniz Satış): Pazarlamanın bizdeki birinci dönemi bildiğiniz satıştır esasında. “Pazarlamacılar ve dilenciler giremez” tabelalarının asılmasına ve pazarlama kavramını seyyar satıcılarla eş noktaya getiren bu arkadaşlara buradan kavramın içini boşalttıkları için ne söylesem azdır. Ürün kıtlığı yaşadığımız dönemlerde kapımıza kadar gelen ürünler bize pazarlandı (aslında satıldı). Bu dönemin temel özellikleri şunlardı:

14Eyl 2011
Markanın Esasları 5

Ünlü pazarlama gurusu Al Ries diyor ki: “Bir markayı ne kadar genişletirseniz, o kadar zayıflar.” Katılmamak elde değil. “Doğru değil” desen taşa tutarlar adamı. Markamız bizim en değerli varlığımız, daha fazla para kazanacağız diye elimizdekini kaybetmeyelim. Dimyat’a pirince giderken evdeki güzelim bulgurumuzdan olmayalım. Öte yandan güçlü bir marka doğal sınırlarına ulaşmışsa “Allah’a şükür satışlar yerinde, biz daha fazla satmak için çaba sarf etmeyelim” diyen tok gözlü ve gönüllü insanların soyu dinozorlarla birlikte tükendi (Belki de hiç yaşamadı).
İllaki markamızı genişletmek isteyeceğiz ve bunu yapmanın bir kaç yolu mevcut:

08Eyl 2011

Marka kişilikleri konusunda eğitim verirken; lafa genelde insan kişiliklerinin idealize edilmiş halleridir diye başlarız. Kişi marka eğitimlerinde ise cümle yukarıdakinin tam tersidir. Tıpkı bir markanın bilinirliğinin, algılanan kalitesinin, marka çağrışımlarının ve marka sadakatinin yönetilmesi gibi marka davranışlarının insan davranışlarına uyarlanması şeklindedir.

17Ağu 2011
Sosyal Sorumlu Afrikacılık

Sosyal sorumluluk projeleri bir markanın iyi niyetini ve insanlığa karşı olan minnetini ifade eder. Bu bağlamda markaya da iletişim yapma fırsatı doğar. Ancak neyin, ne kadar, hangi kanallarla, hangi lügat kullanılarak ve nasıl iletişiminin yapılacağı burada kritik bir noktadır. Arada ince bir çizgi var. Kendini ifade edememekle böbürlenmek arasında ideal bir nokta var. Hem fayda ürettiğinizi anlatmalısınız hem de “Bunu size yaranmak için yapıyoruz.” dememelisiniz. Bu günlerde Somali’ye yapılan yardımları sosyal sorumluluk çerçevesinde yapan Kızılay, İnsani Yardım Vakfı ve Kimse Yok Mu Vakfı gibi kurumlar var. Bu kurumların hayat amacı zaten yardım etmek olduğu için burada bir sorun yok. Ancak bu tip projelere sadece para desteği sağlamak sosyal sorumluluk değildir. Daha ziyade klasik tabirle “Hayır işi”dir

20Tem 2011

2,5 kuralı nasıl oluşur? Pazarda önce dev üreticiler vardır. Pazara ilk girmenin avantajıyla yatay ve dikey olarak genişlerler. Pazarda marka sayısı artıkça, rekabet de artar ve o ülkedeki markalar uzmanlık süreçlerine girip yaptıkları işle anılma mücadelesine girerler. Bunun sonucunda da kategoride bir lider marka, bir mücadeleci ve onları geriden takip eden marka olmak üzere 2,5 marka var olur.