Home

Goodjob Human Insight & Brand Strategy olarak klinik psikologlarla Temmuz ayında gerçekleştirdiğimiz, Covid-19 salgın sürecinin çalışan kesim üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yaptığımız araştırmada, karantina sürecinde eve kapanma ve ilk kez toplu olarak evden çalışma deneyimini incelendik. Çalışanlarda ortaya çıkan; hayata ve iş hayatına yaklaşımlarındaki değişimler, kişisel değerlerindeki dönüşümler, kişilik özelliklerindeki yeni kazanımlar ve bu süreçle başa çıkma yollarında, gerek şirketlerinden aldıkları etkilerin, gerekse çalışma arkadaşlarıyla yaşadıkları yeni farkındalık ve deneyimlerin sonuçlarını ortaya çıkardık.

SINIRLARIN AŞILMASI

“Artık beni kovun dedim.”

Fiziksel sınırları görmek ve işlevini anlamak nispeten daha kolay. Bahçenizin, evinizin sınırlarını duvarla veya telle örerek “Burası benim alanım” mesajını net bir şekilde verebilirsiniz.  Eşinizle paylaştığınız yatakta bile kendinize ayırdığınız bir sınır vardır ve bazen bunun aşılması bile rahatsız eder. Oysa kişisel sınırları belirlemek ve bunları korumak çok kolay değildir.

Arjantinli ünlü terapist Salvador Minuchin aile içi problemlerin çoğunlukla sağlıksız sınırlardan kaynaklandığını iletir. İlber Ortaylı’ya bir röportajında neden tekrar evlenmediği sorulduğunda Türk insanının eşlerine özel alan bırakmadığını sebep gösterir.

Modern dünyada birey, çeşitli rollerden kaynaklanan farklı kimliklere sahip olup kişiliğinin farklı boyutlarını belirli zaman, kişiler ve mekanlar olarak ayrıştırma gereksinimi duyar. Bu ise “kim olduğumuz” kavramının “işte” ve “evdeyken” şeklinde ayrışmasına neden olur (Nippert-Eng, 1996). Sınır yönetim stratejisi ise bireylerin ev/iş alanlarını ayırmak ve böylece rol taleplerini ve beklentilerini organize etmek için kullanıldığı ilkeler olarak tanımlanır (Kossek vd., 2006).

İş yaşamında hem şirketler hem de çalışanlar için sınırlar önemlidir.  Asıl önemi olan sınırlar belirlemek değil, sağlıklı sınırlar kurmak ve bunu korumaktır. Bunun yanında, özellikle işimiz ve özel hayatımız söz konusu olduğunda bu sınırların her gün ve defalarca aşıldığını görürüz (Çoğunlukla da iş lehine). Oysa iş ve aile hayatı dengesinin sağlanmasının verimliliği artırdığı bir gerçektir (Worklife Report, 2000, s.8). Bu, çalışanların moralini olumlu etkileyerek çalışanların organizasyona bağlılığını artırır ve çalışan sirkülasyonunu düşürür (Groover – Crooker, 1995, s.271).

Covid-19 ise hayatımızdaki bir çok sınırın aşılmasına neden oldu. İnsanlar arasına fiziki sınırlar girdi, maske gibi iletişimi engelleyen sınırlar oluştu. Her ne kadar teknoloji bir çok sınırın aşılmasını sağlasa da özellikle iş ve özel hayat dengesinde önemi sınır ihlallerine neden oldu. En başta evden çalışmak durumunda olan kişiler ev sınırları içine işlerini kalıcı / yarı kalıcı bir şekilde taşımak durumunda kaldı.

Araştırmamız bu dönüşümün önemli etkileri olduğunu ortaya çıkardı.

EVİN DEĞİŞEN ANLAMI

Ev, iş yaşamına denge getiren bir alan olarak araştırmada karşımıza çıkıyor. Evle yakın ilişkisi olan kişiler evi bir sığınağa benzetiyor. Bu önemli, zira sığınak metaforu hem bir tehlikeden korunmayı hem de kendi başına kalmayı ifade eder. Eve yüklenen bir diğer anlam da evin bir şarj ünitesi olmasıydı. Covid-19 sürecinde evin sığınak anlamı korunsa da (dışarıda bir tehlike olduğu için), dönüştürücü etkisi yani şarj ünitesi fonksiyonu ortadan kalktı. Bu da kişinin ev-iş dengesinin bozulmasına neden oldu. Birazdan anlatacağımız fiziksel ve zaman sınırlarının ortadan kalkması bunun nedenleri arasında gösterilebilir.

«Sanki böyle bir şarj etme ünitesi gibi ev; dolduğumu hissettiğim, dışarıya hazırlanmamı sağlayan bir şey. Çünkü evde beni besleyen birçok şey var, onu fark ediyorum.» Erkek, Çocuklu Çift, Yönetici

Öte yandan evi bir mola yeri ya da otel gibi görenlerin evle ilişkilerinin geliştiği gözlemleniyor. Aile bağlarının güçlenmesi gibi bir mekan olarak evle olan ilişkiler de güçlenmiş görünüyor. Özellikle yalnız yaşayanların ve bazı çiftlerin, Covid-19 döneminde evle daha yakın ilişki yaşamaya ve bağ kurmaya başladığı görülüyor. Otel gibi yaşanan evler, birer yuvaya ya da sığınağa dönüşmeye başladı.

«Evde temizlik yapmaya, eşyalarımı silmeye, eşyalarıma değer vermeye başladım. Mutfağa böyle bir şey yaptırsam mı , banyonun fayanslarını bir ara ileride değiştirsem mi dediğim de çok oldu. Önceden farkına bile varmıyordum.» Erkek, Yalnız Yaşayan

«Otel gibiyken yuvaya dönüştü. Çok sevdiğim, tadından yenmez bir yemek gibi. Mutluluk verici.» Kadın, Çift

«Evi daha çok sevdim ben bu süreçte. Biraz daha fazla vakit geçirmem gerekiyormuş, ama sosyal hayatın verdiği yoğunluk biraz da bizim de suçumuz tabii. Farkında olmadan bir sosyallik hali varmış. Kendimizle kalabildik, ben mesela öyle. Kaçış yerim, huzur bulduğum, kendime özen gösterdiğim bir yer oldu » Kadın, Yalnız Yaşayan

FİZİKİ SINIRLARIN ORTADAN KALKMASI

Her ne kadar Covid-19 öncesi işe gitmek için yolda geçirilen zamandan şikayetçi olsak da işe gitme ve işten çıkma ritüelleri insanda bir düzen ve tatmin duygusu yaratıyordu. Gün içindeki bu net sınırlar evin işle işin de evle dengelenmesini sağlıyordu. Ancak fiziki olarak da ev sınırları içinde iş yapmak özel hayata müdahil olmayı gerektirdi. Evdeki kişisel alanlar iş için ayrıldı, yemek masalarının üstü, balkon, mutfak hatta yatak bile çalışma alanı oldu.

“İşteyken, kapatıp çıkıyordum. Burada bilgisayarım açık kalıyor; ben yemek yapıp, ortalığı toplayıp, bulaşık yıkarken bilgisayar bana bakıyor. Sonra tekrar oturuyorum. Hiç kendimi dinlediğim bir an olmadı evde, ben olamadım. İlk başta bahsettiğim ev olgusu, hani sığınak dedim ya, o köleliğe döndü birazcık.” Kadın, Çocuklu Çift, Yönetici

«Home-office fikri bana cazip gelirdi önceden ama çok kötüymüş. Bunda Covid-19 da etkili çünkü evden dışarı çıkamadım. Çıkabiliyor olsam cazip gelirdi. Ama evden çalışmaya başlayınca mesai saatinizin hiçbir şeyi yok. Ev hayatıyla iş hayatı karıştı, ev düzeni bozuldu. İş stresini evin içinde yaşıyorum.» Erkek, Çift, Ekip Lideri

Öte yandan fiziki olarak işten ayrılmanın iş tatmini, bir işi başarıyla tamamlama duygusu açısından da faydaları vardır. Çalışanlar geçmişte tamamlanan mini döngüler içinde monoton bir süreç yaşıyordu ancak şimdi bu sonsuz ve hiçbir aşamasında tamamlanmayan bir döngüye dönüştü. Bu, işten alınan hazzı da azlatıyor.

Bunun yanında sınırların ortadan kalkması her zaman olumsuz sonuçlar doğurmamış.  Bazı zorunluluklardan kurtulmayı da sağlamış. Yolda geçen zamanın uykuya/sevdiklerine ayrılması ve sabahları yapılan giyim-kuşam hazırlığından kurtulmuş olmak, tüm katılımcılar için evden çalışma sürecindeki olumlu yönlerin başında geliyor.  

  • Yolda, trafikte zaman kaybetmeme.
    • Daha fazla uyuyabilme, işe/ servise yetişme stresinin olmaması.
    • Ne giyeceğini düşünmeme, her gün makyaj yapmama/ tıraş olmama.
    • Ertesi gün stresi, Pazartesi sendromu gibi kavramların kalkması. 
    • Kendine ve aileye zaman ayırabilme; film izleme, kitap okuma, spor yapma.
    • Sağlıklı ve dengeli beslenme; iyi kahvaltı etme, fast food’dan uzak durma.

Ayrıca bu süreç, kişinin ailesiyle daha fazla vakit geçirmesini ve aile bireyleriyle daha yakın bağlar kurmasını sağlamış.

“En güzel tarafı kızımın yürüdüğünü gördüm, konuştuğunu duydum. Aileyle birlikte olmaktı güzel tarafı. Aileyle aynı anda kahvaltı yapabilmekti bir şekilde.” Erkek, Büyük Aile, Ekip Lideri

“Eşimle, kızımla filan yeniden tanıştık evde. Kocaman bir terasımız var, hiç orada keyif yapmamıştım, vaktim yoktu. Kızımla oturdum rakı tokuşturdum; baba sen iyi bir insanmışsın dedi.” Erkek, Çocuklu Çift, Yönetici

ZAMAN SINIRININ ORTADAN KALKMASI

Gerek ekonomik baskılar, gerekse #evdekal süreci, gittikçe çalışan dünyasının yok sayılmasına, sınırların aşılmasına ve isyana neden oldu; “Kovun dedim artık!”

Evdeki iş yüküyle birlikte daha da ağırlaşan iş yoğunluğunun ve özel hayat ihlallerinin, hem işle ilişkileri zedelediği hem de işveren markasına zarar verdiği görülüyor. Diğer taraftan, çalışanların da ekonomik kaygılar nedeniyle bu ihlallere pek karşı koyamadığı gözlemleniyor. Bu durumun üst düzey yöneticiler için de geçerli olduğu görülüyor.

«Gece saat 00.00’da işe girdiğimi biliyorum. 01.30’u geçiyor, arıyorlar ve neden arıyorsunuz diyemedim. Bu benim çok ağırıma gitti yaşam haklarıma bire bir saldırı gibi düşündüm.»  Kadın, Çocuklu Çift, Yönetici  

Çalışma saatlerinin uzaması, işveren beklentilerinin artması ve sınırların aşılması evden çalışma döneminde yeni bir düzene geçilmesi, artan iş yoğunluğu ve süreçlerin uzaması gibi etkenlere, evdeki iş yükünün de eklenmesi, çalışma saatlerinin kaymasına, geç saatlere kadar uzamasına neden oldu. Bu süreci doğal akışında yaşayanlar, şirketlerin de desteğiyle esnek olarak yönetebildiler.

«Çalışma saati sınırları her zaman aşılıyordu ama bunun çok daha rahat aşılabildiğini gördüm; gecenin bir vakti sizi arayıp, “bir saniye sizi bir toplantıya davet ediyorum” şeklinde daha korkunç bir versiyonu. Bir sefer Pazar günü aradılar ve 4 saat falan toplantı gibi bir şeyin ortasında kaldım» Kadın, Çift, Ekip Lideri

Diğer taraftan özellikle salgın dolayısıyla olağanüstü hal yaşayan yapılarda işverenin taşıdığı ekonomik baskılar nedeniyle, çalışanlardan beklentiler yükseldi; saat sınırları aşıldı, iş teslim süreleri aşırı kısaltıldı, özel hayat sınırları ihlal edilmiş oldu.

Karantina ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle de bazı işverenler tarafından, çalışanların evde her an her saat çalışmaya hazır oldukları gibi bir yaklaşım sergilendiği de gözlemleniyor.  

«Şirket de bu sürecin bu kadar suistimal edilebileceğini düşünmedi. Yani bu dünyada siz öğlen bire toplantı talep ettiğinizde, bu aslında karşı tarafın dünyasını yok saymak oluyor. Öğle arası pandemi döneminde evden çalışırken iyice ihtiyaç haline geliyor, çünkü çocuğunuzun, sizin yemek yemeniz gerekiyor.» Erkek, Çocuklu Çift, Yönetici

NE YAPMALI: SINIRLARIN YÜKSELİŞİ

Yapılması gereken temel şey yıllardır esnetilen ve sınırların iki taraf için de yeniden inşa edilmesidir.

Fiziki Sınırların Yeniden İnşası

  • Uzaktan çalışma dönemlinde evden ve dışarıdan çalışmanın yapısı şirket tarafından belirlenmeli. Bu, şirket sırlarının ve verilerinin korunması için de önemli.
  • Evin zarar gören anlamı yeniden şekillendirilmeli. Bunun için  öncelikle evde iş için ayrılan alanlar belirli olmalı. Şirketler bu alanlar için çalışanlarına destek olmalı, çalışanlar da bu alanın inşası ve korunması için çaba sarf etmeli.
  • Kıyafetler bizim kişisel sınırlarımızı oluşturur. Hem kendimize hem de çevremize bir çok mesaj iletir. Çalışan evde de olsa çalışma düzeni için kıyafet tercihini standart bir hale getirmeli. Bu, resmi kıyafetler giyilmesi anlamına gelmiyor; çalışanın kendi standartlarını oluşturması anlamına geliyor.

Zaman Sınırlarının Yeniden İnşası

  • Çalışma saatlerine dair sınırlar karşılıklı olarak belirlenmeli.
  • Hangi saatler arasına toplantı organize edilebileceği belli olmalı. Bu toplantıların sürelerine dair sınırlara sanki fiziki bir sınır varmış gibi riayet edilmeli.
  • Akşam, hafta sonu ve tatil gibi dönemlerde hangi koşullarda çalışanların bir birleriyle iletişime geçebilecekleri (ya da bütünüyle geçemeyecekleri) ve bunu hangi kanallarla yapabilecekleri belirlenmeli. Şirkete ait mesajlaşma grupları, Whatsapp, mail, mesaj ve telefon gibi farklı araçların hangi koşullarda ve nasıl kullanılacağı belirlenmeli.

ARAŞTIRMA KÜNYESİ

Kalitatif araştırma tekniklerinden online derinlemesine görüşme yöntemi ile, 1-10 Temmuz 2020 tarihleri arasında yapılan çalışmada, araştırmacı ve klinik psikologlardan oluşan moderatörler tarafından, toplam 32 derinlemesine görüşme gerçekleştirildi.  

Araştırmanın örneklemi; ücretli çalışan kesim arasında, Covid-19 salgını nedeniyle Mart 2020’den itibaren evden çalışmış ya da çalışmakta olan, kadın, erkek, 25-45 yaş arası, A/B, C1 SES gruplarına mensup çalışanlardan oluşuyor. 

Görüşülenler aynı zamanda; hane yapısına (çiftler, çocuklu çiftler, büyük aile ve yalnız yaşayanlar),  ünvanlarına (yönetici, ekip lideri, uzman, vb.) ve evden çalışma sürelerine (Mart-Haziran.20 ve sonrası) göre alt hedef kitle gruplarına ayrılıyor.